GİRİŞ

Bilindiği üzere, 7036 Sayılı İş Mahkemeleri Kanunun 3. Maddesinin 1. Fıkrasında: ‘’Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.’’ Hükmü düzenlenmiş, bu kapsamda 2018 Yılı Başı itibari ile iş sözleşmesine dayalı işçi, işveren alacakları, tazminat ve işe iade taleplerinde arabulucuya başvuru şartı zorunlu hale getirilmiştir.

6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda yapılan 06.12.2018 Tarihli düzenleme ile eklenen Ek Madde 5/A ile: ‘’Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.’’ Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat taleplerinde arabulucuya başvuru şartı zorunlu hale getirilmiştir.

Son olarak 502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunu’nun 73/A maddesiyle Tüketici mahkemelerinde görüşen uyuşmazlıklar açısından da arabulucuya başvuru zorunluluğu getirilmiştir. Kanunun 73/A maddesinin 1. Fıkrasında: ‘’Tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.’’ Hükmü düzenlenmiş ve bu kapsamda tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda da arabuluculuk zorunlu dava şartı olarak belirlenmiştir.  

Bu düzenlemeler ışığında, zorunlu arabuluculuk prosedüründe yetki hususunun ve yetkisiz arabulucuya başvurulmasının neticelerinin irdelenmesi zorunluluğu hasıl olmuştur.

1. Dava Şartı Olarak Arabuluculuk Faaliyetinde Yetki

Yukarıda değinilen madde hükümleri uyarınca, Zorunlu Arabuluculuk Faaliyetinde yetkili arabuluculuk bürolarının belirlenmesi gerekmekte olup, bu kapsamda iş sözleşmesine dayalı işçi, işveren alacakları, tazminat ve işe iade taleplerine ilişkin uyuşmazlıklarda, İş Mahkemeleri Kanunu’nun 3. Maddesinin 5. Fıkrası uyarınca başvurunun; karşı tarafın, karşı taraf birden fazla ise bunlardan birinin yerleşim yerindeki veya işin yapıldığı yerdeki arabuluculuk bürosuna, arabuluculuk bürosu kurulmayan yerlerde ise görevlendirilen yazı işleri müdürlüğüne yapılacağı öngörülmüştür.

Tüketici Mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklar ile ticari davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin davalarda ise yetki hususunda 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A Maddesinin 4. Fıkrası uyarınca, yetkili mahkemenin bulunduğu yer arabuluculuk bürosuna, arabuluculuk bürosu kurulmayan yerlerde ise görevlendirilen yazı işleri müdürlüğüne yapılacaktır.

Özetle Arabuluculuk başvurusunda yetki hususundaki düzenlemeler paralel nitelikte olup, esas hakkında yetkili mahkemenin bulunduğu yer arabuluculuk bürosuna başvurunun yapılması öngörülmüştür.

2. Arabuluculuk Başvurularında Yetki İtirazı ve Yetki İtirazına Bağlanan Sonuçlar

Yukarıda değinildiği üzere arabuluculuk başvurularında yetkili yer; uyuşmazlığın esası hakkında yetkili mahkemenin bulunduğu yerdeki arabuluculuk bürosu, arabuluculuk bürosu kurulmayan yerlerde ise bu konuda görevlendirilen yazı işleri müdürlüğüdür.

Peki arabuluculuk başvurusu yetkisiz büroya yapılırsa ne olacaktır?

Bu konu 02.06.2018 Tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nde düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye göre arabulucu, görevlendirildiği dosyada yetkili olup olmadığını kendiliğinden dikkate alamayacaktır.

Karşı tarafın en geç ilk arabuluculuk toplantısında, yerleşim yerini ve işin yapıldığı yere ilişkin belgeleri sunarak, adliye arabuluculuk bürosunun yetkisine itiraz etmesi gerekmektedir.

Karşı tarafın arabulucunun yetkisine itiraz etmesi halinde, arabulucu dosyayı derhal ilgili sulh hukuk mahkemesine göndermek üzere adliye arabuluculuk bürosuna teslim edecektir. Bu şekilde yetki itirazı ilgili sulh hukuk mahkemesi tarafından harçsız olarak işleme alınacak ve mahkemenin dosya üzerinden yapacağı inceleme ile ivedilikle karara bağlanacaktır. Bu karar kesin olup, itiraza tabi değildir.

Mahkemenin yetki itirazını yerinde görmesi halinde, karar taraflara ve arabuluculuk bürosuna bildirilir. Başvurucu taraf bu kararın kendisine tebliğinden itibaren en geç bir hafta içerisinde yetkili arabuluculuk bürosuna başvuruda bulunabilecektir. Bu durumda dava ve başvuru zamanaşımı süresi bakımından yetkisiz yerde yapılan ilk arabuluculuk başvuru tarihi esas alınacak ve yetki itirazına bağlı olarak taraflar süre açısından herhangi bir hak kaybına uğramayacaktır.

SONUÇ

Yukarıda belirttiğimiz üzere arabuluculuk sürecine tabii uyuşmazlıklarda yetkili arabuluculuk bürosu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda düzenlenen yetki hükümleri uyarınca uyuşmazlığa ilişkin olarak esas hakkında yetkili mahkemenin bulunduğu yer arabuluculuk bürosudur. Arabuluculuk bürosunun bulunmadığı yerlerde ise yazı işleri müdürlüğü yetkilidir. Başvurunun yetkisiz arabuluculuk bürosuna yapılması halinde yetki hususu kendiliğinden incelenmeyecek, itirazın en geç ilk toplantıda yapılması gerekecektir. İtirazın akabinde arabulucu, arabuluculuk bürosuna dosyayı gönderecek ve arabuluculuk bürosu itiraz hakkında ivedi olarak karar vermek üzere dosyayı ilgili sulh hukuk mahkemesine gönderecektir. Sulh Hukuk Mahkemesi yetki hususunda kesin olarak karar verecektir. Yetki itirazının mahkeme tarafından reddi halinde dosya ilk görevlendirilen arabulucuya iade edilecek ve arabuluculuk sürecine devam edilecektir. Yetki itirazının mahkeme tarafından kabulü halinde ise ; karar taraflara tebliğ edilecek ve taraflar kararın tebliği üzerine en geç bir hafta içerisinde yetkili arabuluculuk bürosuna başvurabilecektir. Mahkeme tarafından verilen karar kesindir.